NUR DOSYASI 9: Ülkücü'ye Düşmanlığınızı İtiraf Edin Artık!..

 

 


Onların okullarda İngiliz sömürüsüne hizmet etmeleri karşısında Başbuğumuz destek vermiş olduğu bu okullardan desteğini çekmiştir. Demiştir ki: ''Başka milletler çocuklarını kurt yetiştirirken bizim koyun gibi yetiştirmemiz olmaz.''


Ülkücü'ye Düşmanlığınızı İtiraf Edin Artık!..

Hocaları itiraf etti. Müridleri de etsin. Hizmet grubu inançları sebebiyle ehl-i sünnet ve-l cemaat akidesinden ayrılmış olduğu ispatlandığı halde hala “biz Allah yolunda bir cemaatiz” demeye devam ettiler. Bunda pek başarılı olamadılar ilim ehline karşı. Bu sefer de Başbuğumuzun geri aldığı bir övgüyü temcit pilavı gibi önümüze sürüp durarak ehl-i sünnet akidesinin bağımlısı olan ülkücü hareketi kendilerine dayanak yapmaya çalışıyorlar.

Sürekli yazdıkları düşünce acziyeti içerisindeki mektuplarla hakaretler edenler var. Hakaret etmek için de Yavuz Bülent Bakiler'in malum cemaati desteklediği eski bir yazısından yola çıkmışlar.

''...Yavuz Bülent Bakiler'in yazısı koyulmuş ve övgü ile bahsedilmiş. Anladığım kadarıyla Sn Bakileri seviyorsunuz. Bir yerde de Gülen hakkında çok aşağılayıcı bir yazı gördüm. Yav bu ne iş. Siz Sn Bakiler'in Hoca Efendiyi ne kadar sevip saydığını biliyormusunuz. Ben sizi bir türlü anlamış değilim. Başeğmedilerin reklâmı yapılır. Gülen kötülenir. E hadi Gülen değişti, o zaman Yavuz Bülent Bakiler de mi değişti...'' diye bozuk bir Türkçeyle devam eden hakaretler...

Desteklenenin sadece doğrusuyla desteklendiğini fark edememiş demek ki? Fethullah Gülen'in Ülkücü düşmanlığı yeni yeni ortaya çıkıyor, daha doğrusu bilinmeye başlıyor henüz. Bu yüzden onun kötü niyetliliğini çok kişi konduramıyor.

Biz Ülkücü olanları hizmet-çiye karşı uyarıyoruz. Hizmeti iyi zannediyor diye ülküdaşlarımızı çöpe atacak değiliz. Yavuz Bülent Bakiler bir zaman STV’de Türkçe ile ilgili program yaptı diye O'nu hizmeti benimsiyor göstermenin mantığı yoktur. Bakiler'in bu cemaati övdüğü tarih 2000 yılının Temmuz ayıdır. Çok değil, ben de iki yıl öncesine kadar Hizmet’e laf söyletmiyordum. Üstelik yanlışlarını görüp evlerinden ayrılalı 5 yıl olmuştu. Bu bir dindaşını hoş görme mantığı-konduramama-“Allah çarpar, onlar Türkistan’da bile hizmet yapıyor” anlayışı, vs.



İstiklal Marşı’nı Moskova'da okutup Türkiye'de önemsememelerine ne demeli peki?

Madem milletperver adamlar bunlar niye ülkücüye düşman?

Biz bize terörist diyeni, düşmanlık edeni sevmeyince niye ayıp oluyor ki?

Yavuz Bülent Bakiler ya da Yusuf Arpacık “hizmet evlerinin” içini ne bilsin! Üstelik Fethullah'ın son söylediği “Ülkücüler teröristtir” lafından sonra da mı övmüşler O'nu bizim yazarlarımız?

Ya şu saçmalığa ne demeli? Bakınız zavallı ne demiş?

”Eğer onun ajan olduğu bir gerçekse yani tespit ettiyseniz bile sizin amacınız doğrultusunda çalıştığı için yinede ona destek vermelisiniz.”

Yani ajan olduğu kabul ediliyor kendi taraftarlarınca ve Millete fasık olarak da hizmet edilebileceğini savunuyor. Kötünün hizmetini de takdir etmeliymişiz onlara göre. Mafya babası bir uyuşturucu kaçakçısına yetimlere yardım yapıyor diye kiliselerin destek verdiği gibi yapmalıymışız...

Bizim hangi amacımız doğrultusunda çalışmış Gülen? Biz hâkim olmadığımız kâfir ülkelerde bayrağımızın dalgalanmasını, marşlarımızın çalınmasını niye isteyelim? Türk'ün adına emperyalistlik yapmaktır bu. O bayrağın dalgalandığı Moskova'da Türk-İslam dünyası adına bir tane olumlu karar çıktı mı bayrağımızı-marşımızı dinlettiklerinden beri? Ne faydası oldu. Bir tane Rus çocuğu Müslüman yaptılar mı? Yapmazlar, çünkü zaten üç din birliği saçmalığına gönül vermiş onlar. Ne diye ayrıca Müslüman olmaları için uğraşsınlar ki?

Türkistan'da ise Kırgızistan'daki okullarda Türkleri Özbek-Kazak-Kırgız... ayrımını bizzat nurcu öğretmenlerin çıkardığını ve körüklediğini oralardan gelenler açıkladı.

Orta Asya'da İslam'ı yaymıyorlar, Türklüğü de önce kendilerine aşılasın o nurcu öğretmenler. Onlar Türkiye'deki Üniversitelerdeki hiç de başarılı olmayan-tarih-Türkçe bilmeyen talebelerden seçilir. Okullarında İngilizce'yi yaymaları zaten emperyalizme hizmetlerinin en mühim göstergesi. Sanki Türkçe'yle bilim olmazmış gibi. Bir asırdır Rusça'yla olmuştu ama. Bu İngilizce’den maksatları Türkistan'ı Amerikan Siyonist hegemonyasına alıştırmaktır. Onların Türkistan'daki okullarında İngiliz sömürüsüne hizmet etmeleri karşısında Başbuğumuz destek vermiş olduğu bu okullardan desteğini çekmiştir. Demiştir ki:

''Başka milletler çocuklarını kurt yetiştirirken bizim koyun gibi yetiştirmemiz olmaz.''

Türkistan'daki okullarda Türk çocuklarını kâfire karşı yüzülmüş koyun derisi haline getirmekle meşguller şu anda.

Başbuğ onlarla alakayı kestikten sonra esas destek Gülen Grubuna Üzeyir Garih adlı yahudiden geldi. “Bu okullar laiktir...” diyerek onların İslam’ı yaymadığını ağzıyla söyledi. Orta Asya'da tutunmak için dinsizlik (laiklik lafını kullanarak) politikasını benimseyen okullarda üç din birliği politikasıyla gençler moon misyonerlik tarikatına dahil ediliyor.

Cemaatin sıcak para ihtiyacı bir tek Garih ile sağlanacak değil elbette. Asya Finans adlı faizsiz(!) bankanın açılışını da mason Tansu Çiller yaptı.

Ülkücüleri hizmet-çi yapmak için sürekli “Başbuğ bize destek verdi” dediler ama Orta Asya'daki lanet okulların açılışlarına Demirel Masonunu Türk Dünyasının lideri(!) olarak götürdüler hep.

Hangi okulun açılışında Başbuğ yer aldı? Alamazdı. Çünkü bu okullar Türk-İslam davasını değil; moonculuk-masonluk-diyalogculuk davasını güdüyordu. Başbuğ’un Okulları övmüş olması Türkiye’den bir nefesin Türkistan’da bulunmasını istemesinden başka bir şey değildi. Ama Daha sonra Elçibey'i uyararak bu okullardan kurtulması gerektiğini söyleyen de bizzat Başbuğ’un kendisidir. Muhsin Yazıcıoğlunun Mhp’den ayrılmasında etkili olan Gülen'in niyeti mecliste Başbuğ’un grup kurup yasamaya katılmasına mani olmak değil miydi?

Ülkücüler bizi desteklesin ama biz onlara oy bile vermeyelim diyecek kadar küstah-aşağılık ve şerefsiz bir yönetici güruhunun (ev imamları dahil) idare ettiği robotlar cemaatinden başka bir şey değildir. Onların kendilerine ibadet puanı verdiğinden habersiz zavallı rütbesiz cemaat mensupları ise tüm insani reflekslerini kaybetmiştir. Kendisi karar veremez hiç bir konuda.

Hizmet denilen, bakteri tarzında üremeye devam eden cemaatten ülkücüler uzak durmalıdır. Yoksa küfür bulaşır. Hizmete dahil iseniz ibadetlerinize imamlarınız tarafından not verilir, haftalık ibadetlerinizi artık o imamlar için yapmaya başlarsınız.

''Bu hafta ne kadar teheccüt kıldın, kaç sayfa Kuran okudun, kaç tane nafile kıldın, ne kadar oruç tuttun, ne kadar tesbihat yaptın?''

Her hafta bu sorularla karşılaşan bir Müslüman bunlara cevap verirken acaba ibadeti cevap verdiği kişi için yapmadığından ne kadar emin olabilir?..

Rabia Kadir

Yorumlar

  • Hiç yorum yok
Yorum yazma izniniz yok

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012