Kürt Dosyası 2 - Madalyonun Öbür Yüzü

 

Bir önceki yazımızda Türkiye üzerinde oynanan ekonomik, kültürel, siyasi baskı stratejileri bağlamında Türkiye-Irak-Suriye-İran ekseninde bölgede oluşturulmak istenen yapay bir devlet meydana getirilmesi için harcanan çabalara değinmiştik.

Bu çabaların da göründüğü gibi olmadığını madalyon’un öbür yüzünün bizlere başka şeyler anlatmak istediğini görüyoruz demiştik. Bugün madalyon’un öbür yüzüne değineceğiz......

ABD 11 Eylül’de meydana gelen (terör) olayından sonra dünya düzenini kendi doğrultusu ve merkezi yönetimine bağlamak üzere harekete geçmiştir. O gün yapılmış olan (terör) olayını kendi lehinde çevreye saldırmak ve kendini haklı duruma sokmak için akabinde Amerikan halkının da güven ve onayını alabilmek üzere Pentagon binasına saldırı yapılmasını sağlamıştır.

Artık geriye sadece planlarını hayata geçirmek kalmış ve İlk iş olarak da gelecekte başını ağrıtacak olan Çin’in yolunu kesmek ve yayılmasını engellemek üzere Afganistan’a askeri harekat düzenlemiştir. Tepki almamak içinde kılıf olarak kendisinin oluşturmuş olduğu El-Kaide ve onun bağlamı Taliban yönetimini hedef seçmiştir. Afganistan’a askeri harekata başlamadan öncede Türk Cumhuriyetlerine asker yığınağı yaparak hem Rusya’ya, hem Türkiye’ye, hem Çin’e, hem de İran’a gözdağı vermiş oldu. Harekata başladı fakat ne hikmetse Bin Ladin’i bir türlü yakalayamadı.

Amacı Bin Ladin’i yakalamak olmadığı için Bin Ladin’in daha önceden belirlenmiş olan ve de kendisine vermiş oldukları yol haritasını harfiyen uygulamasını beklediler. Bu olaylar yaşanırken Dünya tedirgin bir şekilde beklemeye ve de kendisini güven altına alabilmek üzere ABD’nin önerdiği Güvenlik Şemsiyesi adlı projeye katılmaları dikte ettirilerek bu oluşumda yer almaları sağlanmıştır.

Yorum (0) Tıklanma: 1524

Devamını oku...

Kürt Dosyası 1 - İki Kürt Olayı ve Sonuçları



İlk olarak yakın tarihimizde yaşanmış olan ve etkilerinin günümüze kadar süre geldiği 13 Şubat 1925’te meydana gelen Şeyh Sait isyanının çıkış sebebini ve kimler tarafından çıkarttırıldığına değineceğiz.

Osmanlı Devleti, Almanların türlü oyunlarıyla Birinci Dünya Savaşına İtilaf devletlerine karşı Almanya’nın yanında girdi. Osmanlı Devleti bu savaşta tam yedi cephede vuruştu ve bu korkunç savaş bir milyon insanımızı kaybetmemize, dünya kadar toprağımızın elimizden çıkmasına sebep oldu.

Ayrıca İtilaf devletleriyle yapılan Mondros (1918) ve Sevr (1920) Antlaşmaları adeta ölüm fermanlarımız oldu. Birinci Dünya Savaşı yıllarında, İstanbul’da bulunan Osmanlı Meclis-i Mebusanı dağılmadan önce Misak-ı Milli, yani vatanımızın yeni sınırlarını tespit etti.

Bu tespit;

Mondros Antlaşması imzalanırken, Ordularımızın bulunduğu yerler vatan coğrafyamızın içerisinde olacaktır. Bu bakımdan vatanımızın güney sınırı Hatay’dan başlayacak Musul ve Kerkük bölgesini de içine alacaktır.

Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı dağıtılmadan önce bu tespiti aldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa’da Milli Mücadeleye başlarken Ankara’da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi de, aynen son Osmanlı Meclis-i Mebusanın da alınan karar gibi Musul ve Kerkük bölgesinin bizim sınırlarımız içerisinde kalmasını şartların şartı olarak kabul eden bir karar almıştır. Milli Mücadele zaferle neticelendikten sonra Lozan’a hareket edecek heyet başkanına (İsmet İnönü’ye) Mustafa Kemal ATATÜRK kesin kararlılığını bir kere daha üstüne basa basa ifade etmiştir. Bu kararlılık;

“Musul ve Kerkük bölgesi Misak-ı Milli gereğince, milli sınırlarımız içerisinde olmalıdır.”

Yorum (0) Tıklanma: 1740

Devamını oku...

Şeyh Sait İsyanı

 

İngiltere ve "Şeyh Sait" eliyle Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin sırtına vurulmuş bir büyük hançer.. "Tekrarı yaşatılmak istenen bir ihanetin" BAŞI!....


İSYAN ÖNCESİ ANADOLU'DAKİ DURUM


Şeyh Sait, Elazığ'ın Palu kazasından ve Nakşibendi tarikatının büyüklerindendi. Palu'da büyük koyun sürülerine yetecek kadar meralar bulunamayınca Erzurum'un Hınıs kazasına yerleşti. Dini istismar ederek, çevrede oldukça tanınmış ve sözü geçen biri oldu. Suriye ile ticaret yaptığından, sık sık oraya giderdi. Zenginliği ve tarikat ileri geleni oluşu ve feodal bir düzen içindeki ağalık sıfatı ile Kürtler üzerinde oldukça etkili idi.

Cumhuriyetin ilanından bir süre önce dağılmış olan Kürt Teali İslam Cemiyeti ileri gelenlerinden, Seyit Abdülkadir , Ceyranlı , Hüsman , Halit, Hacı Musa ve eski Mebuslardan Yusuf Ziya ve ailelerinin katıldığı gizli bir komite kurarak , Kürdistan bağımsızlığı için çalışmalarını sürdürdü. Yusuf Ziya'nın aracılığı ile Hınıs'ta oturan Şeyh Sait ve ailesi de örgüte katıldı.

Bu gelişmeleri yakından izleyen İngiltere, elçiliğinin çeşitli kaynaklarından edindiği bilgileri, düzenli olarak elde ediyordu. Bölgede bir ayaklanma çıkartmak ve bu yolda Musul konusundaki isteklerini Türkiye'ye kabul ettirmek amacında olan İngilizler , Nasturi'Ieri kışkırtarak bir ayaklanma çıkmasını hazırladılar .

Yorum (0) Tıklanma: 1966

Devamını oku...

PKK'yı Koruyup Kollayan Alçaklardan Bazıları



T.C İçisleri Bakanlığı
ANKARA

TERÖRİSTBAŞI ABDULLAH ÖCALAN'IN 16-21 ŞUBAT TARİHLERİ ARASINDA ALINAN İFADESİNE İLİŞKİN TUTANAK

(İfade tutanağı Teröristbaşı Apo tarafından imzalanmıştır)


1) Siyasiler (biz bu hainleri biliyoruz ama bebek katili Apo'nun ağzından çıkan listeye ulaşamadık)

2) Sanatçılar

Ahmet Kaya, Şivan Perver, Gülistan, Şahturna (bana Med TV'ye çıkmak istediğini ve yardımcı olması yolunda mektup yazmıştı) bu sanatçılar programlara ücret almaksızın Med TV ve diğer etkinliklere katılarak örgüte katkı sağladılar.

Yorum (0) Tıklanma: 1540

Devamını oku...

PKK Terör Örgütünün Avrupa Ülkelerindeki Faaliyetleri




Almanya :

Yaklaşık 2 Milyon Türk vatandaşının yaşadığı Almanya’da 50-70 bin arasında değişen müzahir bir kitleye sahip olduğu kıymetlendirilen PKK terör örgütü; Almanya’nın, 1993 yılında PKK’ya koyduğu yasağa rağmen, örgütün faaliyetleri; Merkezi Düsseldorf’ta bulunan Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM)’u güdümündeki 189 oluşum (Dernek, halk merkezi, kültür merkezi, dayanışma merkezi, enformasyon merkezi, enstitü, birlik vb.) vasıtasıyla sürdürülmektedir. PKK terör örgütü yayın organı Özgür Politika gazetesi Ağustos 1995 yılından bu yana Frankfurt kentinde Türkçe günlük gazete şeklinde yayınlanmaktadır. Söz konusu gazetenin aynı zamanda İnternet ağında da Web sayfası bulunmaktadır.

Bunun yanında örgütün yayın organları olan Serxwebun ve Kürdistan Report adlı dergilerle birlikte toplam 13 dergi ve gazete PKK güdümünde sürdürdüğü yayınlarla tabanını genişletmektedir. Örgüt Almanya’da; gösteri yürüyüşleri, mitingler, festival ve geceler düzenleyerek örgütsel propaganda faaliyetlerinde bulunmaktadır. Söz konusu faaliyetlerin icrasında PKK’yı simgeleyen pankartlar ve semboller taşınmasına rağmen, güvenlik güçlerince müdahale edilmediği ve hatta bazı yerel yönetimlerden de destek gördüğü gözlenmektedir.

Yorum (0) Tıklanma: 1736

Devamını oku...

PKK Terör Örgütünün Eğitim Faaliyetleri



PKK terör örgütü, bazı Avrupa ülkelerinde örgütün ideolojisi doğrultusunda hareket edecek insanlar yetiştirmek için eğitim alanında da bir takım faaliyetlerde bulunmaktadır. Bu kapsamda; PKK terör örgütünün Avrupa’da bulunan Kürt Kültür Derneği, Kürdistan Kültür Merkezi (CCK), Kürdistan Öğrenciler Birliği(YXK) gibi oluşumları vasıtasıyla, Kürtçe dil eğitimi adı altında düzenlediği kurs, seminer, konferans gibi etkinliklerde gerçek amacının, kitleleri kendi ideolojisi doğrultusunda eğitmek amaçlı olduğu gözlenmektedir.

İnsanların duygularını istismar ederek yapılan bu faaliyetler sonucunda, etkilenen şahıslar; Almanya/Berlin, Hollanda/Arnheim, Fransa/Grenoble İsviçre/Uri de örgütün gençlik yapılanması “Kürdistan Gençler Birliği-YCK” tarafından sözde gençlik kampı adı altında açılan kamplarda ideolojik eğitimlerini geliştirmekte ve müteakiben küçük gruplar halinde GKRY ve Ermenistan üzerinden eğitim almak üzere Irak kuzeyindeki kamplara aktarılmaktadır. Örnek olmak üzere söz konusu kamplardan Hollanda/ Arnheim’da Şubat 2001 ayı içerisinde yaklaşık 80-100 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen eğitim faaliyeti, katılan şahısların sayısı itibari ile dikkat çekmektedir.

Sonuç olarak; PKK’nın yan kuruluşları tarafından bulunulan ülkenin hukuki mevzuatına uygun olarak yürütülüyor görünen bu tür faaliyetler, terör örgütü PKK’nın güdümünde gerçekleştirilmekte ve örgüt bu yolla taban genişletme ve eleman temin etme imkanı bulmaktadır.

Yorum (0) Tıklanma: 1287

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012