PKK Terör Örgütünün Avrupa’daki Finans Faaliyetleri



PKK’nın gerek silahlı, gerekse siyasi alanda faaliyetlerini sürdürebilmesi ve varlığını devam ettirebilmesi ekonomik anlamda güçlü olmasına bağlıdır. Bu çerçevede örgütün; 5.000 civarındaki silahlı teröristinin; iaşe, barınma ve eğitim gideri ile silah/patlayıcı mühimmat alımları, Avrupa’daki YDK, KUK ve dış ilişkiler birimleri ile bunların uzantısı dernek, vakıf gibi oluşumlarının propaganda amacıyla gerçekleştirdiği yürüyüş, miting, gösteri vb. çeşitli etkinlikleri düzenleme faaliyetlerinin finansmanı, PKK uzantısı söz konusu kuruluşların sabit giderleri ile yeterli reklam geliri olmadığı görülen Medya TV başta olmak üzere örgüt yayın organlarının harcamaları önemli ölçüde bir ekonomik güç gerektirmektedir.

Bu kapsamda PKK terör örgütünün gelir kaynakları olarak: Örgütün cephe organı olarak Avrupa’da legal/illegal olarak hemen hemen Türk vatandaşlarının bulunduğu tüm ülkelerde dernek, vakıf vb. şeklinde yapılanan ve yerel yönetimlerden yardım alma, zorla aidat toplama, haraç alma, çeşitli etkinlikler düzenleme gibi faaliyetleri de yürüten YDK’ye bağlı oluşumlar, Diğer yandan Avrupa’daki örgüte müzahir kitleleri meslek, din ve sosyal durumlarına göre örgütlü bir şekilde bir araya getirmek için; Avrupa’daki Kürt nüfusun sahip olduğu ekonomik gücü kontrol etmek amacıyla Ocak 2001 ayında PKK kontrolünde Hollanda’da kurulan ve Almanya merkezli olarak faaliyet yürüten Kürt İşverenleri Birliği (KARSAZ)’ne üye olan işletmeler,

Yorum (0) Tıklanma: 1269

Devamını oku...

PKK Terör Örgütünün Avrupa’daki Basın-Yayın Faaliyetleri



PKK terör örgütünün güdümünde faaliyet gösteren ve örgütün propagandasının İran’dan İngiltere’ye kadar müzahir kitlelere ulaştırılmasında büyük kolaylıklar sağlayan başta Medya TV, Mezopotamya TV, C-TV gibi medya kuruluşları ile Özgür Politika Gazetesi gibi 30 civarındaki yayın organı Avrupa merkezlidir. Söz konusu basın-yayın organları Avrupa’daki iletişim imkanlarından istifade ile kitleleri etkileme ve örgüt paralelinde yönlendirme görevini yapmaktadırlar. Bu bağlamda, örgütün ideolojisi doğrultusunda gerçekleştirilen program ve yayınlarla örgütün eleman temini için de uygun bir vasat teşkil etmektedirler.

Örgütün, geçmişte olduğu gibi bugün de mensuplarına yönelik eylem ve etkinlik düzenleme talimatları söz konusu yayın organlarında yapılan programlar/yayınlar vasıtasıyla verilmekte ve örgüt yandaşları yönlendirilmektedir. Bu konuda örnek verilecek olursa; İstanbul/Mavi Çarşı’nın 1999 yılında yakılması olayı gibi bir çok eyleme katılan şahıslar, örgüt uzantısı yayın organları vasıtasıyla teşvik edilmiş ve masum insanların ölümüne neden olmuşlardır. Bu dokümanının hazırlandığı günlerde ise; Almanya’da basılan Özgür Politika gazetesinin 23 Eylül 2001 günkü nüshasına (http://www.ozgurpolitika. com./2001/09/23) bir göz atıldığında;

Yorum (0) Tıklanma: 1401

Devamını oku...

PKK Terör Örgütünün GKRY'deki Faaliyetleri




Türkiye’de 1970’li yıllarda Marksist-Leninist bir örgüt olarak ortaya çıkan ve 1980’li yıllarda Lübnan/Bekaa’daki terör örgütleri himayesinde kuruluşunu tamamlayan PKK;

Türkiye’nin bir kısım topraklarında ayrı bir devlet kurma hedefi doğrultusunda, 1984 yılından itibaren silahlı propaganda yöntemini uygulayan ve Bugüne kadar uyguladığı terör faaliyetleri ile hedef gözetmeksizin sivil-asker tüm Türk vatandaşlarını hedef alan bir terör örgütüdür.

PKK terör örgütü, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin kalkınmasının engellenmesine yönelik olarak okullara düzenlenen ve öğrencilerin de zarar gördüğü sabotaj eylemlerinin yanı sıra, öğretmenlerin kaçırılarak öldürülmesi ve bölgede yaşayan vatandaşlarımızın yaşama, ibadet, sağlık, eğitim gibi temel insan haklarını gasp etmeye yönelik gerçekleştirdiği 25 bin eylem sonucunda, ülke genelinde; çoğunluğu kadın ve çocuklar olmak üzere, 15 bini sivil, 30 bine yakın insanımızın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına sebep olmuştur. Ayrıca; düzenlenen eylemlerde 250 okul, 50 cami, 50 sağlık merkezi ile 2000 kadar tesis ve aracın tahrip edilmesi, PKK terörünün ulaştığı boyutları ortaya koymaktadır.

Yorum (0) Tıklanma: 1468

Devamını oku...

PKK Gerçeği

 

Türkiye, uzun yıllardır hiç bir ülkede görülmemiş bir biçimde teröre maruz kalmıştır. Bu terör çeşitli şekillerde kendisini göstermiş ve sonuçta binlerce masum insanımız hayatını kaybetmiş, binlerce insanımız sakatlanmış ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba uğranmıştır. Türkiye'de faaliyet gösteren terör örgütlerinin hepsinden daha fazla tahribat yapan ve toplumumuzda onarılamaz yaralar açan KADEK terör örgütüdür.

Başlangıçta PKK adıyla terör eylemlerine başlayan KADEK terör örgütünün 1984 yılından bugüne kadar sivil halka karşı ayrım yapmaksızın çocuklara, hatta bebeklere, kadınlara, yaşlılara ve bölge halkına hizmet eden, çoğunluğu öğretmen, din adamı ve devlet görevlilerine karşı uyguladığı terör eylemleri nedeniyle; 11.483 (5415'i ölü, 6068'i yaralı) sivil, 17.875 (5871'i şehit, 12004'ü yaralı) güvenlik gücü mensubu olmak üzere 30.000 üzerinde vatandaşımız yaralanmış veya şehit olmuştur.

Yine bölge halkının hizmetinde faaliyet gösteren 250'si okul, 110'u cami, 50'si sağlık kuruluşu olmak üzere toplam 2000 civarında tesis, yapılan saldırılarla tahrip edilmiştir.

Bu güne kadar KADEK terör örgütü ile yapılan mücadele için toplam 150 milyar dolar civarında harcama yapıldığı tahmin edilmektedir.

Yorum (0) Tıklanma: 1355

Devamını oku...

Legal ve İllegal Uzantılarıyla PKK Hareketi



Bir Nevruz gerginliği daha geride kaldı. PKK’nın bugüne mitolojik bir anlam yüklemeye çalışarak başkaldırı gösterisi yapma kararı aldığı son yirmi yıldan beri, aynı sahneler tekrarlanıyor. Türkiye her 21 Mart’a doğru sistemli şekilde tırmandırılan gerginlik ortamında, tedirgin bir bekleyişe sürükleniyor. Devletin yönetim kademeleri, valiler, kaymakamlar, güvenlik güçleri alarma geçiyor; bütün işler bir yana bırakılarak Nevruz’un kanlı gösterilere dönüşmemesi, çatışma çıkmadan geçiştirilmesi için yoğun önlemler alınıyor.

PKK ve yandaşları bu yıl da gösterileri Diyarbakır ağırlıklı, üç ana merkezde topladılar. Diğer yerlerdekileri örgütün varlığını duyurma girişimiyle sınırlı tuttular. Çatışma ve taşkınlığın yeni stratejileri bağlamında kendilerine yarar sağlamadığını, zarar gören esnafın ve çalışanların, açıkça ifade edemeseler bile, eylemlerin bu tarzından hoşlanmadıklarını gördüklerinden, bu yıl gösterilerini meydanlardan taşırmamaya özen gösterdiler.

Türkiyeli liberal aydınlar, yapılan konuşmaların içeriğini tümüyle bir kenara bırakarak çatışma yaşanmamasını görüşlerinin teyidi olarak nitelendirdiler ve takdirle karşıladılar. Bu tabloları “… barışın ve huzurun çağrısı” ilân ettiler. “…Ufak tefek asayiş olayı dışında bu yılın Nevruzu uyanan baharla uyumlu, barış ve kardeşlik bayramı olarak kutlandı. Bugün karşımıza çıkan barış tablosu üzerinde en çok emek ve pay sahibi olanlar, başta DTP’liler olmak üzere Kürt siyasetinin önde gelen simaları idi… Uzun zamandır barış çağrısı yapan, üniter yapı içinde çözüm arayan DTP’li siyasetçiler ve Kürt entelejansiyasının samimiyeti kanıtlandı”

Yorum (0) Tıklanma: 1331

Devamını oku...

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012