Yerel dillerin seçmeli ders olması bölünmeye hizmettir

 

AKP,bölünme anayasasında BDP ve Kılıçdaroğlu’nun Yeni Kürtçü- mezhepçi CHP’siyle anlaşılırken ABD destekli Kürt açılımının 2. perdesi olan Kürtçe seçmeli ders olarak milli eğitim müfredatına girdi .Alfabesi Ruslar ve batılar tarafından sonradan yapılan.Kürtçenin yanında alfabesi bile olmayan,, Çerkezce, Lazca.Arnavutça..vs. yerel dillerde talep olursa seçmeli ders olacak, kısaca bölünme cinni AKP tarafından şişeden çıkarıldı.
AKP’nin, Kürtçe seçme ders olursa, neden diğer etnik toplulukların, mesela Çerkeslerin, Lazların, Arnavutların vb.. ana dilleri de seçmeli ders olmasın ve TBMM’de de konuşulmasın, yazılmasın. Fikri Türkiyenin ulusal bütünlüğünü parçalamaya yönelik bir saldırıdır.Peki yazı diili bile olmayan kendi aralarında bile anlaşamayan bir sözde dillin hangi lehçesi lehçesi seçmeli yapacak? Zazaca da mı seçmeli ders olacak?

Bu kararları alanlar destekleyenler ,ahmaklar acaba o anahtarla “Pandora”nın kutusunun kapağını açtıklarını ve içinden türlü musibetin, akreplerin, çiyanların çıkacağının farkındalar mı? “Çözüm, çözüm” derken ve Türkiye’nin “çözülmesinin” böyle başlayacağını görmüyorlar mı?
Türkiye cumhuriyetini yıkmanın taşeronluğunu yapan BOP Müslüman’ı AKP dış güçler ve emperyalistlerin desteğiyle Türkiye’yi uçuruma götürüyor. Kendi aralarında bile anlaşamayan, Yazı dilli olmayan Kürtçeyi seçmeli ders yaparak Kürtler arasında birlik sağlayarak Büyük Kürdistan’ın önünü açıyor.
Kürtçenin seçmeli ders olma planı aslında Kürtçenin kamusal alana girerek Türkiye’nin G.Doğusun’da resmi dil olmasına ışık yakarak,Türkiye’nin tek dilli yapıdan Çok dilli ,Çok kültürlü yapıya geçişin alt yapısını hazırlama girişimidir.Türkiye’nin üniter yapısını yıkarak federasyona dönüştürme projesidir.
İktidar Kürtçeyi seçmeli ders yaparak aslında PKK-BDP’ nin isteklerinin bir kısmını karşılamıştır.Alt yapısı olmayan ve Yazı dilli olmayan Bir dilde eğitime başlamak aslında PKK’lı bir çok militanın öğretmen veya usta eğitici adı altında G.Doğu’da PKK ve Kürdistan propagandası yapmasına zemin hazırlayacaktır.
Dil bir ülkeyi birleştiren en büyük unsurdu.Etnik kimliklerin en çok olduğu Amerika’da bile“tek dil” ülkeyi birleştirmiştir. Mesela insanların büyük kısmının ana dilleri İspanyolca olduğu halde, bu dili ikinci resmi dil yapmak önerisi hep geri çevrilmiştir.

Tek dil, tek vatan, tek millet ve tek bayrak, Türkiye Cumhuriyetinin değişmez değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez “temel İlkeleri”dir.. Ama şimdileri AKP hükümeti “laiklik” ilkesi ve “Türklük” kavramını da değiştirerek Cumhuriyetin temellerini yıkmak çabasındadır.
Kürtçenin, yanında Lazcanın seçmeli ders olması özellikle Rize’nin ve Artvin’in Lazlarla yoğun olduğu birkaç ilçesinde, Lazlar üzerinde kışkırtıcılık yapan dış destekli grupların ve örgütlerin; Lazca eğitim adı altında kışkırtmalarda bulunmalarına yol açacaktır.
Soros destekli Tarih vakfı gibi emperyalizmin uşaklığına soyunan sözde vakıflar yerel tarih adı altında zaman, zaman kışkırtmalarda bulunmuşlar fakat yöre halkı tarafından tepkiyle karşılanmışlardı.Hopa ve çevresi Lazcılık ve Hemşincilik kışkırtmalarına açık bir bölgedir,bölgede etnik milliyetçiliği kaşıyan Marksist sol örgütlerin etkisinin olduğu bir gerçektir.

Mustafa Kemal engin dehası ve vizyonuyla Kürt sorununu kökünden çözmüş, Cumhuriyetini “Ne mutlu Türküm diyene” kavramı üstüne kurmuştu. Kürt isyanları karşısında başka seçenek de yoktu. Aksi halde Türkiye o zaman parçalanacaktı. Bütün etnik toplulukları, aynı Türklük kazanında kaynaştırmak politikası “asimilasyon” değil “entegrasyon”du.

Bu yeni açılımın bam teline BDP’li Gültan Kışanak vurdu; “Seçmeli Kürtçe dersi asimilasyondur” diyor. Ona göre Kürtçeyi yabancı dilmiş gibi seçmeli yapmak “asimilasyon”. Bütün dersler, matematik, kimya da Kürtçe olmalı; tabii arkasından resmi dairelerde, mahkemelerde ikinci dil olacak. “Büyük Kürdistan”a hoş geldiniz!.. O zaman acaba “Kürdistan” da kalacak Türklere ne olacak? Azınlık olurlarsa “Türkçe” seçmeli ders olacak mı?
Kürtler-Kürtçüler, ne istediklerini ne yapacaklarını bizlerden çok daha iyi biliyorlar. Biz abesle iştigal eder, havanda su döverken onlar hedeflerine “emin adımlarla” yürüyor

Aslında Kendini Türk kabul etmeyenlerin hiçbir hakkı beni ırgalamıyor. Türk olmayanların tek hakkı vardır. Türk’e biat etmek veya defolup gitmek Ben yalnızca Türklerin hakları ve Cumhuriyetin varoluşu ile ilgili ve endişeliyim vesselam. Gerisi boş laf…

 

mevzuvatan.com

Yorumlar

  • Hiç yorum yok
Yorum yazma izniniz yok

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012