Türk’ü Türkleştiren Türk

O’na, daha çok ihtiyacımız olduğu günlerdeyiz...

O ki mi; Gazi Mustafa Kemal Atatürk...

O’nu unutturmaya değil, özellikle genç nesillere bilinmeyen yönleriyle tanıtmak mecburiyetindeyiz.

Bir ölüm yıldönümünde daha saygı ve minnetle anarken evet, O şöyle diyordu:

“- Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir!”

İşte O’nu anlamanın yolu da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu daha iyi anlatmaktan geçiyor...

Anlamak için anlatmak lazım!

Anlatamazsan, bugün yaşadıklarımızı yaşarız!

Malum, son dönemlerde Atatürk hakkında hatırlatmaktan çok unutturmak adına çabalar var. Bu çabalardan şımaran bazı kendini bilmezler de hakarete varan şeylerle karşımıza çıkıyorlar.

Atatürk’ü unutturmak adına oynanan oyunlara karşı elbetteki aziz Türk milleti gerekli hassasiyeti gösterecektir.

Türk milleti O’nun izinde giderken bunu ancak ve ancak O’nu iyi tanımakla sağlayacaktır. Bunun için de çok okumak, kaynaklara inmek durumundayız.

Ömrü boyunca 3 bin 997 kitap okuduğu kayıtlara geçen ve 7 kitap yazdığı bilinen Atatürk’ün neslinin bugünkü halinin ibretlik olduğunu da üzülerek ifade edeyim.

Mustafa Kemal Atatürk, kendisini benimseyenlere akıl ve ilmin rehberliğini önerirken şöyle diyor:

Yorum (0) Tıklanma: 1147

Devamını oku...

Yusuf Akçura milliyetçiliği ve bugünkü önemi


Milliyetçiliğin ortaya çıkışı ve tarihsel rolü

Milliyetçilik kapitalizmin şafağında doğdu. Ortaçağdan çıkışta, bir takım ortak özellikler taşıyan toplulukların, feodal bölünmüşlük ve bağımlılıktan kurtarılarak “millet” denen büyük bir ekonomik ve siyasi bütünleşme içinde birleştirilmesinin ideolojisi oldu.

Kapitalizm, toplumun, “millet” denilen daha büyük bir siyasi yapılanma içinde birleştirdiği üyelerini, “yurttaş”lar ya da (emeğini satmakta) “özgür birey”ler haline getirirdi. Bunu, reayalık, kulluk, marabalık, müritlik gibi bağımlılık ilişkilerine ve bunlara hizmet eden feodal ideolojik dogmaların, inançların vb toplum yaşamındaki egemenliğine son vererek yaptı. Ekonomik gelişmeyi önleyen bölünmüşlüğü ve aklı, düşünceyi, bilimi bukağıya vuran düşünsel, ideolojik kalıpları parçalayarak gerçekleştirdi.

Kandaşlığa, soya, etnisiteye dayanan topluluklar, derebeylik sistemine göre oluşmuş yapılar, küçük ve dışa kapalı toplumsal birliklerdi. Kapitalizm bunları “millet” bağı temelinde birleştirerek, onların bir araya getirdiği insanlar arasında kaynaşma ve benzeşme ilişkilerinin gelişmesine yol açtı.

Kaynaşma ve benzeşmeye kapalı yapılar ve büyük birleşmeleri engelleyen parçalanmışlıklar, toplumun yaşatma ve yaratma potansiyelini zayıflatan bir rol oynuyordu. Toplumu doğa karşısında güçsüzleştiren, insan topluluklarını birbirine yabancılaştıran bir etkide bulunuyordu.

Bu nedenlerle, milliyetçilik ve milletlerin oluşumu, ortaya çıkıp geliştiği Batıda, bireyin ve toplumun gelişmesine hizmet eden, tarihin ileriye doğru akışının önünü açan olumlu ve ilerici bir rol oynadı. Milliyetçiliğin bu rolü Batıda 20. yüzyılın başına kadar sürdü

Yorum (0) Tıklanma: 1404

Devamını oku...

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin 10. Olağan Büyük Kurultay Açılışında Yaptığı Konuşma

 

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin
10. Olağan Büyük Kurultay Açılışında Yapmış Oldukları Konuşma Metni


4 Kasım 2012 -Ankara

 

Sevdasını Bir Bayrak Gibi Yüreğimizde Taşıdığımız Aziz Türk Milleti,

Kongremizin Yönetiminden Sorumlu Sayın Divan Başkanı ve Değerli Üyeleri,

Türk Dünyasının Her Köşesinden Bereket ve Güzellikleri Bu Salona Taşıyan Sayın Misafirler,

Milliyetçi Hareket’i Yükseltme idealinden Asla Taviz Vermeyen Fedakâr Dava Arkadaşlarım,

Millet, Milliyet ve Milliyetçilik Fikriyatının Fedakâr ve Azimkâr Neferleri Muhterem Ülküdaşlarım,

Vatan Sevgisinin, Ülkü, Ülke ve ilke Mücadelesinin Eşsiz Temsilcileri Yiğit Bozkurtlarım,

Asaletin, Zarafetin ve Nezaketin Simaları Olan Sevgili Asenalar,

Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,

Medyamızın Her Biri Birbirinden Kıymetli Temsilcileri,

Bugün Ankara bir başka güzeldir.

Bugün Ankara bir başka anlamlıdır.

Bugün Ankara bir başka görünmektedir.

Bugün Ankara kutlu hareketimizin sevincine ev sahipliği yapmaktadır.

Bugün Ankara’da Üç Hilal ayağa kalkmaktadır.

Bugün Ankara’da Türklüğün kalp atışları gök kubbeyi çınlatmaktadır.

Millet ve devlet bekası için üzerine düşen sorumluluğun her zaman idrakinde olmuş, ülkesini ve ülküsünü canından aziz bilmiş Milliyetçi Hareket Partisi’nin 10. büyük buluşmasını nasip eden Yüce Allah’a şükürler olsun.

Yorum (0) Tıklanma: 13921

Devamını oku...

Apo’yu Paşa Yapın...

 

Sonunda terörü çözme işi Apo’ya kaldı...

Büyük devlet başka...

*

Adalet Bakanı“Teröre karşı çözüm sürecinde PKK liderinin olabileceğini” söyledikten bir gün sonra, Başbakan televizyonda “İmralı ile görüşülebileceğini” açıkladı size...

“İmralı”Apo’nun coğrafi adı...

Onu getiren komutanı cezaevine kapattılar...

18 yıl...

Terörü çözmek için Apo’ya gidiyorlar...

İyi mi?..

Yorum (0) Tıklanma: 1229

Devamını oku...

Bir tarafta AKP-CHP-BDP-Barzani-PKK var diğer tarafta MHP

 

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma metni.

2 Ekim 2012


Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,

Muhterem Misafirler,

Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,

Hepinizi sevgi, saygı ve en iyi dileklerimle selamlıyorum.

Dün 24. Dönem TBMM'nin 3.Yasama Yılı'nın açılış töreni yapılmıştır.

12 Haziran 2012 Milletvekilliği Genel Seçimi'nde, millet vekâletini üstlenmiş değerli milletvekilleri çalışmalarına kaldıkları yerden devam edeceklerdir.

TBMM'nin bu Yasama Yılı çok ağır iç ve dış gelişmeler altında başlamıştır.

Genelde komşu coğrafyalar, özelde Suriye'deki kanlı gündem gittikçe vahim bir içerik kazanmaktadır.

Esad yönetimiyle muhalifler arasındaki boğuşma şiddetini artırmakta, etnik ve mezhep gerilimi tırmanmaktadır.

Ortadoğu bu anlamıyla diken üstündedir ve istikrarsızlık bulutu hızla yayılmaktadır.

Diğer yandan İslamofobi eğilimleri ve yüce Peygamberimize yönelik çirkin iftiralar Müslüman coğrafyasındaki tansiyonu haklı olarak yükseltmiş, ama tepkilerin ölçü ve ayarı da kaçmıştır.

İfade özgürlüğü kılıfıyla inançlarımıza saldıranları ve efendimize hakaret eden ahlaksızları buradan bir kez daha kınıyorum.

Yorum (0) Tıklanma: 1232

Devamını oku...

Gerçekten balyozmuş

 

 

Neredeyse 3 yıldır balyoz hikayeleri yazılıyor, balyoz masalları anlatılıyordu. Sonra bir mahkeme kararı çıktı. Ne olduğunu acı biçimde anladık. Gerçekten balyozmuş. Hem de en ağırından, en acımasız olanından, en hızlı ineninden. Bu öyle bir balyoz ki, Türk milletinin tepesine arka arkaya darbeler indirdi. Ağır yaralar açtı, büyük bedeller ödetti. Çok daha önemlisi arkasının da gelecek olmasıdır.

DARBENİN HANGİ BİRİNİ SAYALIM

Balyoz darbelerinin hangi birini sayalım? Hukuka indirileni mi, askere indirileni mi, millete indirileni mi, ülkeye indirileni mi, geleceği indirileni mi? Bu devleti var eden, bu vatanı yücelten, geleceği teminat altına alan, birlik bütünlüğü garanti eden hangi kurum varsa, kim bu değerlerin içini doldurmuşsa hepsi nasibini aldı. Hepsi komalık oldu. Hepsi can çekişiyor.

Hukuka nasıl bir balyoz indirildiğini en amansız yanaşmalar, en semirmiş beslemeler bile itiraf etmek zorunda kalıyorlar. "Bu kadarını beklemiyorduk" diyorlar. Savunmanın olmadığı, delilerin, tanıkların yok sayıldığı, kararların önceden alındığının ve yazıldığının ileri sürüldüğü, vicdanların kanatıldığı, geleceklerin karartıldığı bir hukuk. Dünya da bir eşi benzeri var mıdır, bilmiyorum. Bizde 2010'da böyle bir hukuk düzeni kuruldu ve şimdi tıkır tıkır işliyor. Hiç şaşırmıyoruz. Zira, o referandum yapılırken çıkan "evet" kararıyla birlikte bunların kaçınılmaz olduğunu, hukukun hak aramak, adalet dağıtmaktan çıktığını, birilerini, bir yerleri kollamaya, bu düzene, bu sisteme uymayanları, itiraz edeleri cezalandırmaya dönüştüğünü zaten biliyor ve söylüyorduk.

Yorum (0) Tıklanma: 2270

Devamını oku...

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012