Türkiye’nin (Son Derece) Nazik Durumu

Bir zamanlar ekonomik başarıları ve dış politika hevesleri ile övgü toplayan Türkiye şimdi zor durumda.

Türkiye’nin sorunları Avrupa’nın ekonomik dertlerinin kopyası değil, Türkiye’nin bir zamanlar alkışlanan şimdi ise karmakarışık hale gelmiş olan Ortadoğu bir yanda ve yüzyıldır süren ve çözümsüz kalan Kürt sorunu bir yanda duruyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk politik sistemini 2014 seçimlerinden sonra oturmayı planlandığı daha güçlü bir cumhurbaşkanlığı koltuğu yolunda değiştirme gayretleri bu sıkıntıların yönetilmesini güçleştiriyor. O hâlâ Türk politikasının en önemli aktörü fakat sorunları ve aldığı eleştiriler gün geçtikçe artıyor.

“Sıfır Problem”in Çöküşü

Türkiye, Suriye meselesi ile gittikçe tükeniyor. Türkiye’nin Esad’ı indirmek için harcadığı büyük çaba destek bulmuyor ve şimdiye kadar bir sonuç da vermedi. Türkler, ordu da dâhil olmak üzere Arap ülkeleriyle askeri ilişkileri geliştirmek istediler. Erdoğan, başlangıçta takdire şayan bir politika izleyerek, Suriye meselesine insani yardım yaklaşımını benimsedi ama sayıları yüz bini aşan beklenmedik büyük sığınmacı akını ile baş etmekte zorlandı. Türkiye hiç hesapta olmayan üç yüz milyon doları bu uğurda harcadı. Suriye muhaliflerine kamplarda gizlice destek vermek için uluslararası yardımları reddeden hükümet, Hatay gibi hassas bölgelerden sığınmacıları uzaklaştırırken bir yandan da dışarıdan destek arama telaşına düştü.

Yorum (1) Tıklanma: 2372

Devamını oku...

İtiraflar

 

Tüm memleketi çıldırtan görüntülerdi BDP'li sözde vekiller ile teröristlerin kucaklaşmaları fakat derinliği bakımından başka itiraflar içeriyor, işin arkasındakı karanlık yüzü açık ediyordu.

Türkiye kara eylüllerle, sokak çatışmalarıyla uzun süren sınavlar verdi. Bir çok ülkücü, güvenlik görevlisi, öğretim görevlisi ve üniversite çalışanları, memurlar katlediliyordu. Sözde emperyalizme karşı yapıldığı düşünülen bu saldırıların aslında ne olduğunu kimler tarafından yapıldığını şüphe kalmayacak şekilde kanıtlamış oldu o görüntüler.

Ne alakası var yahu derseniz ?

Hemen tek bir isime odaklanalım. Ertuğrul Kürkçü...

Bu BDP'li sözde milletvekilinin 30 sene önceki rolünü birçok kişi ironik biçimde unutmuştur nedense.

Mahir Çayan ve arkadaşlarının tümünün ölü olarak ele geçirildiği kızıldere baskınında tek bir kişi fantezi dolu bir hikayeyle sağ kurtulmuştur. (Kim bilir belki o yıllarda onunda bir pilot necatisi vardır ). Evet "Hatırla Sevgili" isimli dizi başta olmak üzere yalan üzerine kurulu dizilerde kızıldere baskını anlatılırken size halk dostu, aydın genç diye yutturulan ertuğrul, Ertuğrul Kürkçüdür ki aslında o görüntüler Ertuğrul Kürkçü sayesinde 30 sene öncesinin acı bir itirafıdır. O gün memlekette devrim devrim diye ortalığı kana bulayanlar bugün teröristlerle kucak kucağa...

Yorum (0) Tıklanma: 1283

Devamını oku...

Sadaka Kutusu mu Rant Kapısı mı?

Fırınlardan ekmek alırken bir köşede duran sadaka kutularına arada sırada 1-2 lira atardım. Ben sanırdım ki bu kutularda biriken paralarla gariban vatandaşlara ücretsiz ekmek veriliyor. Böyle zannetmemin nedeni de bazı fırınlarda “Askıda Ekmek” uygulamasını görmüş olmamdan kaynaklanıyor.

 
     Meğerse işin aslı başkaymış. Bir fırından alış veriş yapıp fırıncı ile konuşunca gerçeği öğrendim. Tam sadaka kutusuna para atacağım sırada fırıncıya dedim ki:
 
    -Ne iyi etmişsiniz de bu uygulamayı başlatıp gariban vatandaşların hiç olmazsa ekmeksiz kalmalarını önlemişsiniz.
 
     -Abi, o kutulara atılan para fakirlere ekmek vermek için değil.
 
     -Ne için peki?
Yorum (0) Tıklanma: 1575

Devamını oku...

Sadaka Taşları

Sadaka vermenin zarif yöntemi

Dedelerimiz onur ve vakarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için ince ve farklı bir yardım metodu geliştirmiş: Sadaka Taşları
Türk Milleti, milli hasletlerindeki yüksek değer ölçüleriyle İslam Dini’ni özümleyişi ve ulaştığı sentezle insan, son derece önemli sevgi ve saygı odağı haline getirmiştir. Bunun olumlu tezahür ve tecellileri olarak da, kültür, tefekkür ve medeniyet tarihine yeni usul, vasıta, kurum ve kuruluşlar armağan etmiştir.
Osmanlı iffet ve hayâsından dolayı fakirliğini gizleyenler; onur ve vakarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için, ince ve farklı yardım, destek ve himaye yol ve metotları bulunmuştur. Onlara “alan el” olmanın utanç ve ezikliğini yaşatmamak için, gayet zarif yardım şekilleri geliştirmiştir. Böylece “alan el” hicaptan, “veren el” de gurur ve riyadan korunmuştur. İşte, her türlü tebrik ve takdire layık yardımlaşma vasıtalarından birisi, hatta bir bakıma birincisi, “Sadaka Taşları”dır.

Yorum (0) Tıklanma: 1327

Devamını oku...

$ehit

Kafamıza çuval geçirdiler...

Teşekkür mahiyetinde, Kuzey Irak’taki Amerikan üssü’nü biz inşa ettik. Erbil Havalimanı’nı biz yaptık. Süleymaniye Havalimanı’nı da...

Rahat gidip gelsinler diye, tarifeli uçak koyduk.

Şahane kampuslarıyla üniversiteler yaptık. Türkiye’nin güneydoğusu’nda dünyaya geldiysen, bu üniversitelere sınavsız kabul ediyorlar. Yurt ücretsiz. 200’er dolar harçlık veriyorlar.

İçişleri Bakanlığı binasını, Kültür Bakanlığı binasını, Merkez Bankası binasını, Kürdistan Başbakanlık Binası’nı biz yaptık. Kuzey Irak’taki Amerikan Elçiliği binası da bizim eserimiz.

Elektriği kim veriyor? E biz tabii...

Üstelik, kendi vatandaşımıza kilovatsaatini 20 kuruştan veren hükümetimiz, Kuzey Irak’a 10 kuruştan veriyor. Kullandıkları “ampul” de bizden.

Yorum (0) Tıklanma: 1127

Devamını oku...

İslamcılık ve Kürtçülük

AKP iktidarı ile birlikte "İslami tarikat" temelli Kürtçülük hareketi iyice ivme kazanmış gözüküyor. Osmanlı Türkiyesi'nde de bir kısım İslami tarikatlar içinde kendisine yer edinen "özerklik" yanlısı Kürtçüler ile "tam bağımsızlıkçı" PKK ve Barzani çizgisi-evet artık Türkiye'de Barzani çizgisinde Kürtçülük vardır- Kürtçüler arasında "Kürdistan"ın geleceği hakkında görüş ayrılıkları vardır. Ancak bunlar ortak noktalarda birleşmişlerdir. Türk devletine, Cumhuriyet Türkiyesi'ne, Atatürk'e ve Türk ordusuna düşmanlıkla birleşmişlerdir. Her iki hizip ta Türk devletinin parçalanması için yabancı güçlerle siyasi, iktisadi ve kültürel işbirliği içerisindedir. Türkiye'de ümmetçi-liberal ayırımı gözetilmeden Kürtçü unsurlara servet transferi yapılmaktadır.
Bu transferlerde yabancı-yerli unsurlar işbirliği içinde hareket etmektedir. Kürtçüler "Türkiyeli" üst kimliğinin "Kürt-İslam" olduğunu, her nasılsa çok çabuk kavradılar...

5 Kasım 2007 Bush-Erdoğan buluşmasından sonra DPT’nin Diyarbakır mitinginde eski Hizbullahçı imam muhittin Eryılmaz, eski vekil Leyla Zana ile birlikte nasıl aynı sahnede yer aldı? Üstelik elindeki Kuran'ı sağa sola sallayarak "Sayın Erdoğan Kürdistan'da kan akıtma, bu kitaptan utan!" diye bağırdı AKP’nin iktidara gelmesiyle beraber kendisini daha da fazla hissettirmeye başlamıştır. TBMM’ye AKP tarafından giren milletvekillerinin önemli bir kısmı Kürttür ve bu durum AKP’nin kurduğu Hükümete de yansımaktadır. Ayrıca Hükümette ve Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresinde yer alan bu Kürtler sıradan isimler de değillerdir. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, ANAP döneminden beri Kürtçü sağcılığın en önde gelen ismidir ve bu Bakanlık kapsamında Kürt mafyasının etkinlikleriyle birebir muhatap olmasına karşın bunları zayıflatan tavırlardan kaçınmaktadır.

Yorum (0) Tıklanma: 1211

Devamını oku...

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012