Haçlıyla Kol kola Girip Filistin'e Ağlamak

 
Suriye meselesi diyerek iki yıldır koşan, her ortamda konuşan Erdoğan - Davutoğlu ikilisi bakalım İsrail'in saldırısı için onla bununla telefonlaşmaktan başka ne yapacak?

Suriye içinse hop oturup kalkanlar, İsrail'e sadece laf olsun diye mi esip gürleyecek? Belki İstanbul Adliyesindeki Ağır cezada ikinci bir İsrail davası açılır. Erdoğan 'İlâhiyat Fakültesinde' bir törene katılır 'Five Minute' çeker. Belki birde ABD gazetelerine makale yazarlar.

İslam Konferansı örgütü bir şey yapabilir mi? Şimdiye kadar ne yaptı? Havanda su dövdü. Anlayamadığım bunca duyarsızlığa karşın dini oluşumların prim yapması. Allah'la kandırmaktan korkmuyorlar, gün gelip musalla taşına başlarını koyacaklarını da mı düşünmüyor bunlar?

Türkiye'deki Müslüman kitleyi elde tutmak için yıllardır 'İsrail düşmanlığı yapıp Filistin destek mitinglerine' imza atan kesim, gazetesine 'İsrail senden nefret ediyoruz' yazıyor. İktidara 'hani bölgede çok seviliyordun. Arap ülkelerinde ellerinde Erdoğan resmi dolaştırıyorlardı. Onları bir araya getir, ABD'ye gücünü göster, İsrail'i durdursun' diyebiliyor mu birisi? Demez, demiyor. Erdoğan gibi güçlü resmedilen bir lidere, sekiz milyon nüfuslu İsrail karşısında susmak yakışıyor mu? Valla bu sorunun cevabını 'durmak yok, yola devamcılar' cevaplasın. Ne diyeceğimi bilemedim, nutkum tutuluyor iki yüzlülükten.

***

Millî Görüşçüler 'nerede hata yaptık?' sorusunu ne zaman soracak?

"Büyük İsrail kurulmak isteniyor, Filistinli kardeşlerimizin yanındayız" sözleri ile bir yere varılmıyor. 'Millet' değerini günah diye hiçe sayan, açılımla ülkeyi bölme noktasına yaklaştıran, AKP'yi sevk ve idare eden kesim 'milli görüşün' yetiştirdikleri değil mi? İş işten geçmeden, 'yanlış yaptık. Milli görüş diye diye Türk Milletsiz sistem kurmak istedik, Türklüğün dibine asit döktük. Affet ey Türk Milleti' desinler bari. 'Öznesinde Türk olmayan hareketin sonu hüsranla biter'i teyit etsinler.

AKP'ye kızar gibi yapmak, kendilerini temize çıkarmıyor. Filistin ve İsrail üzerinden yürütülen her propaganda sadece İsrail'e yaradı. Milli Görüşçü zengin iş adamları türedi. Kapitalist sisteme monteledikleri 'faizsiz' bankalarla cep doldurdular.

Olup biteni görüp sesini çıkarmayan herkes suçlu. Suriye'ye yapılan karşısında hangi din alimi konuştu 'yanlıştır' diye. İşte 'Müslüman Başbakan ve Müslüman Cumhurbaşkanının' yönetiminde bir Türkiye. Ne yapıyorlar? Müslüman Dünyayı ayağa kaldırmak, bir araya getirmek gibi davranış içinde bile değiller. Ne yapıyorlar? Sadece 'Kınıyorlar.' Oysa; Meselâ 'Özgür İsrail Ordusu' kurdursalar, sonra 'İsrail Muhalefet Cephesi" oluşturup, İsrail yerine tanısalar. Bak, ABD yaptı. Bunlar da yapsın, alkışlayalım.

İsrail iki aya yakın savaşacağını söylüyor. Yani Filistini hallaç pamuğu gibi atacaklar. Bol bol miting ve izin verilirse İsrail elçiliğinin önüne siyah çelenk bırakılır sadece. Görün bakın, halkı Müslüman olan hiçbir devlet yetkilisi selamlaşmak için bile bir araya gelemeyecekler. İşte bu yüzden, Müslüman coğrafyada kan dinmiyor. Bu ikiyüzlülük yüzünden.

***

İsrail Bunu Hep Yapıyor da, Şimdi Niye Yaptı?

Gözlemciler Suriye Ordusu ve özgür Suriye Ordusunun çatışmasının, İsrail İşgalindeki(Suriye'ye ait) Golan Tepelerine sıçramasının ardından Gazze saldırısının geldiğine dikkat çekiyor.

İsrail her kesime mesaj veriyor olabilir. Beklenen bölgesel savaşa davetiye çıkarabilir. Ya da hiçbir şey olmaz BM'den İsrail'e yerine getirilmeyecek bir karar metni sunulur. Haliyle diğer yüz küsuru gibi çöpe gider. Cemaat liderlerimiz İsrail'in füzelerine niye hedef oldunuz ey Müslümanlar, niye sporla bacak adalelerini kuvvetlendirmiyorsunuz mealinde konuşur, müritleri 'bak ne güzel anlattı' diye yazarlar.

Devlet büyüklerimiz sürekli kınarlar. Müslümanlara evlerinizde 'Fil Sûresi Okuyun' telkini yapılırken, patriot füzeleri getirilip Diyarbakır'a kurulur, haberimiz bile olmaz. Sanki bu defa ki cambaza bakta rol İsrail'in. Filistinliler de her zaman ki gibi kurban. Tevrat'a göre insan bile değil onlar.

***

Hahamdan Bir Gazze Fetvası

"Onlardan 100 kişi öldürdüğümüzde durmazlarsa bin kişi öldürmeliyiz, bin kişi öldürsek durmazlarsa 10 bin kişi öldürmeliyiz, onları öldürmeye devam etmeliyiz velev ki ölenlerin sayısı bir milyonu bulsun, ne kadar sürerse sürsün onları öldürmeye devam etmeliyiz."


Neval KAVCAR
18.11.2012

Yorumlar

  • Hiç yorum yok
Yorum yazma izniniz yok

© Ulm Ülkü Ocağı | LOKKKUM 2012